07 Kasım 2026 Cumartesi
Künye İletişim Reklam Yazarlar
Köşe Yazısı

Akhisar, sadece içinden geçilecek bir yer olmamalı!

Sait Sengel 05 Kasım 2026
Akhisar, sadece içinden geçilecek bir yer olmamalı!

Bir şehri tanımanın en güzel yollarından biri sokaklarında dolaşmak, tarihini öğrenmek ve yemeklerini tatmaktır.

Peki, Akhisar'a ilk kez gelen bir yabancıya nereleri gezmesini, neleri yemesini öneririz?

Aslında Akhisar'ın bu soruya verecek çok cevabı var.

Öncelikle Akhisar köftesi... Akhisar denildiğinde akla ilk gelen lezzetlerden biri. Özel hazırlanmış köftesi, pidesi ve özel sosuyla mutlaka tadılmalı. 

Bunların yanında yöresel yemekler, zeytinyağlılar, katmer ve diğer tatlılar da misafirlerin damak zevkine sunulmalı. Kokoreç ve söğüş gibi sokak lezzetleri de bu listenin içinde yer alabilir.

Ardından Akhisar'ın meşhur Domat zeytini ve kaliteli zeytinyağları sofraya gelmeli. Çünkü Akhisar, boşuna zeytinin başkenti olarak anılmıyor.

Ama Akhisar'ı tanımak sadece yemek yemekle bitmez.

Şehrin binlerce yıllık geçmişini görmek isteyenlerin ilk durağı Thyateira Antik Kenti olmalı. Antik çağın izlerini taşıyan bu alan, Akhisar'ın tarihini anlamak için önemli bir fırsat sunuyor.

Ardından Akhisar Müzesi gezilmeli. Şehrin geçmişine, kültürüne ve eski yaşamına ait izler burada tanınmalı.

Ulu Camii, Şeyh İsa Camii ve türbeleri de Akhisar'ın tarihi ve manevi değerleri arasında bulunuyor. Şehir merkezindeki çarşı ve Arasta ise geçmişle bugünün buluştuğu yerler.

Biraz dinlenmek isteyenler için Gölet güzel bir seçenek. Yürüyüş yapmak, oturup kahve içmek ve şehrin günlük yaşamını izlemek mümkün.

Zamanı olanlar Süleymanlı Çamlığı'na, Zeytinliova'ya ve Kayalıoğlu'na da uğramalı. Akhisar'ın kırsal yaşamını, doğasını ve tarım kültürünü yakından tanımalı. Tarihe meraklı olanlar için Musalar’daki peribacaları benzeri alan, Apollonis Antik Kenti, Çağlak Kalesi de ayrı bir gezi noktası olabilir.

Aslında bütün bunlar Akhisar'ın turizm açısından ne kadar zengin bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.

Ancak burada bir eksikliğimiz var.

Akhisar'a gelen bir yabancı, nerede ne yiyeceğini, hangi tarihi yeri göreceğini, nereden alışveriş yapacağını kolayca öğrenebilmeli.

Bunun için bir Akhisar Turizm Rehberi hazırlanmalı. Türkçe ve yabancı dillerde basılmalı. İçinde tarihi yerler, restoranlar, yöresel lezzetler, zeytin ve zeytinyağı üreticileri, alışveriş noktaları ve gezi güzergâhları bulunmalı.

Belediye, esnaf odaları, turizmciler ve sivil toplum kuruluşları bu konuda birlikte hareket etmeli.

Unutmayalım, turizm sadece otel yapmak veya turist getirmek değildir. Gelen insanı karşılamak, ona şehri tanıtmak ve güzel anılarla uğurlamaktır. İşte burada da yetkililere büyük görevler düşmektedir.

Biz gelen misafirlerimizi yeterince karşılayabiliyor muyuz? Onların araçlarına en yakın yerlerde park bulabilmelerini sağlıyor muyuz? Ellerine gezecekleri, alışveriş yapacakları yemek yiyebilecekleri coğrafi işaretli ürünlerimizin bulunduğu listeyi ulaştırabiliyor muyuz?

Yoksa onları sadece rehberlerine mi teslim ediyoruz?

Akhisar'ın tarihi var. Köftesi var. Katmeri var. Kokoreci var. Zeytini var. Helvası var. Dondurması var.  Pidesi var. Şambalisi var. Doğası var. Misafirperver insanı var. Güler yüzlü esnafı var.

Daha ne olsun?

Yeter ki bunları anlatmayı ve tanıtmayı bilelim.

Akhisar, sadece içinden geçilen değil, görülmek ve biraz vakit geçirmek, hatta kalmak için gelinen bir şehir olmalı.

Sait Sengel - Diğer Yazıları
Footer Üstü 970x90