10 Eylül 2026
Üst Leaderboard 970x90
Köşe Yazısı

Akhisar futbolunda dünden bugüne değişen, değişmeyenler

Behiç Basatuğrul 09 Eylül 2026
Akhisar futbolunda dünden bugüne değişen, değişmeyenler

Akhisar'da futbol denildiğinde bir spor dalından değil, bir şehrin hafızasından söz etmek gerekir. 
Bugün spor okullarında çocuklarımızı düzenli antrenmanlara götürüyor, onların gelişimlerini takip ediyor, eğitim programlarını hazırlıyor ve futbolu bilimsel yöntemlerle öğretmeye çalışıyoruz.  Peki 1970'li yıllarda Akhisar'da futbol nasıldı? 
O yıllarda ne modern sentetik sahalar vardı. Ne gelişmiş antrenman ekipmanları ne GPS cihazları ne performans testleri ne de bugünkü anlamıyla spor okulları. 
Ama çok önemli bir şey vardı; futbol sevgisi.  1970 yılında Akhisarspor'un kuruluşu, Akhisar futbolu açısından önemli bir dönem noktasıydı. 
Gençlikspor, Güneşspor ve Doğanspor’un birleşmesiyle ilçeyi temsil eden ortak bir futbol kimliği ortaya çıktı. Bu birleşme yalnızca üç kulübün birleşmesi değildi.
Akhisar halkının futbol etrafında kenetlenmesiydi. 

1970'li yıllarda futbolcu nasıl yetişiyordu? 
O yıllarda çocukların futbol okulu sokağın ta kendisiydi.  
Mahalle araları, okul bahçeleri, boş arsalar ve toprak sahalar... 
Çocuklar saatlerce top oynar, büyüklerinden gördüklerini taklit eder, kendi aralarında takımlar kurar ve futbolu yaşayarak öğrenirdi.  
Antrenman saati geldiğinde değil, hava karardığında futbol biterdi. 
Antrenörün elinde bugünkü kadar fazla imkan yoktu. Ancak çocukların futbolla geçirdiği zaman çok fazlaydı.
Çoğu zaman annelerinin pencereden yükselen sesi duyulurdu: "Artık eve gel..." 
Ama çocuklar bir pozisyon daha oynamak, bir gol daha atmak, maçı biraz daha uzatmak isterdi. Çünkü futbol onlar için yalnızca bir oyun değil, günün en güzel zamanıydı. 
Bir çocuk topu kaybettiğinde yeniden kazanmayı öğreniyor, düştüğünde kalkıyor, büyüklerle oynarken mücadele etmeyi öğreniyor, arkadaşlarıyla oynarken paylaşmayı ve takım olmayı kavrıyordu.    
O yıllarda futbolun öğretmeni bazen mahalledeki ağabey, bazen de okulun beden eğitimi öğretmeni, bazen de yıllarını sahaya vermiş eski bir futbolcuydu. Her birinin elinde farklı bir hikaye, farklı bir tecrübe vardı. 
Bugünün futbolunda ise çok daha farklı bir sistem var. Çocuklar yaş grubuna ayrılıyor. Antrenman programları hazırlanıyor. Teknik, taktik, koordinasyon, sürat ve dayanıklılık çalışmaları programlanıyor. 
Yani bugün futbol daha sistemli ve bilimsel. Bu büyük bir kazanım. Fakat tam da burada hepimizin kendimize sorması gereken önemli bir soru var: Sistem gelişirken futbol sevgimizi kaybetmemeli miyiz?
Çünkü futbolu yalnızca ölçmek, planlayarak ve programlayarak öğretemeyiz. Futbolun içinde hale heyecan, merak, cesaret, arkadaşlık ve oyun duygusu var. Çocuğun topa dokunduğu anda gözlerinde belirlen ışıltı hiç bir performans raporuna sığmaz. Çünkü sekiz yaşındaki bir çocuğun öncelikli hedefi profesyonel futbolcu olmak değil, futbolu sevmek, spor yapmayı öğrenmek, arkadaşlık kurmak, disiplin kazanmak ve özgüven geliştirmektir.   
1970'lerde futbolun en büyük zenginliği samimiyetti.  
Bugünün en büyük zenginliği ise imkan ve bilgidir. 

Toprak sahalardan modern sahalara
1970'lerde çocuğun bir top bulması yeterliydi. Bazen top eski olurdu, saha çamurlu, ayakkabılar yıpranmış. Ama hayaller büyüktü. Her çocuk kendisini bir gün büyük bir maçın içinde, Akhisar'ın formasını taşırken ya da tribünlerin alkışları arasında düşünürdü.  
Akhisar'ın futbol geçmişi bize çok önemi bir miras bırakıyor. 1920'lerde başlayan futbol kültürü, 1970 yılında Akhisarspor'un kuruluşuyla yen bir kimlik kazanmış, yıllar içinde bu kültür ilçenin sosyal hayatının önemli parçalarından biri olmuştur.  

Footer Üstü 970x90